Egemen Hukuk Bürosu
İzinsiz Ses veya Görüntü Kaydı Almak Suç mu? Gizli Kayıt Delil Olur mu?

İzinsiz Ses veya Görüntü Kaydı Almak Suç mu? Gizli Kayıt Delil Olur mu?

Bir kişinin bilgisi veya rızası olmadan sesinin ya da görüntüsünün kaydedilmesi, kaydın yapıldığı yer, konuşmanın niteliği ve kaydı yapan kişinin konuşmanın tarafı olup olmadığı gibi unsurlara göre ceza hukuku bakımından farklı sonuçlar doğurabilir. Her ses veya görüntü kaydı aynı suç kapsamında değerlendirilmez. Somut olayın özelliklerine göre özel hayatın gizliliği, haberleşmenin gizliliği veya kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınmasına ilişkin hükümler gündeme gelebilir.

İki veya daha fazla kişinin özel nitelikteki konuşmasının taraflardan birinin veya üçüncü bir kişinin bilgisi dışında kaydedilmesi ceza hukuku bakımından sorun oluşturabilir. Özellikle yüz yüze gerçekleştirilen ve aleni olmayan konuşmaların gizlice dinlenmesi veya bir cihazla kaydedilmesi bakımından konuşmanın gerçekleştiği ortam, tarafların gizlilik beklentisi ve kaydın ne şekilde gerçekleştirildiği önem taşır.

Telefon görüşmelerinin veya mesajlaşma uygulamaları üzerinden gerçekleştirilen sesli görüşmelerin kaydedilmesi bakımından ise haberleşmenin gizliliğine ilişkin hükümler ayrıca değerlendirilmelidir. Bir kişinin görüşmenin tarafı olması, konuşmayı her durumda gizlice kaydetme veya daha sonra üçüncü kişilerle paylaşma konusunda sınırsız bir hakka sahip olduğu anlamına gelmez. Kaydın elde edilmesi ile kaydın başkalarına gönderilmesi veya internet ortamında yayımlanması da birbirinden farklı eylemlerdir.

Görüntü kaydı bakımından da kaydın nerede ve hangi şartlarda gerçekleştirildiği önemlidir. Kamuya açık bir yerde görüntü alınması ile kişinin konutu, özel yaşam alanı veya mahremiyet beklentisinin yüksek olduğu bir yerde gizlice görüntülenmesi aynı şekilde değerlendirilemez. Özellikle kişinin özel hayatına ilişkin görüntülerin gizlice kaydedilmesi veya daha sonra başkalarıyla paylaşılması özel hayatın gizliliğine ilişkin suçları gündeme getirebilir.

Gizlice elde edilen ses veya görüntü kaydının bir uyuşmazlıkta delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı ise ayrı bir konudur. Ceza veya hukuk yargılamasında delilin nasıl elde edildiği önem taşır. Hukuka aykırı şekilde elde edilen kayıtların delil olarak kullanılmasına ilişkin sınırlamalar bulunmaktadır. Bu nedenle “konuşmanın tarafıyım, istediğim zaman kaydedebilirim” veya “mahkemeye vereceğim için kayıt almak her durumda serbesttir” şeklindeki genel kabuller doğru değildir.

Bununla birlikte kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suç veya hukuka aykırı eylemi başka şekilde ispatlama imkânının bulunmadığı bazı durumlarda, olayın gerçekleşme biçimi ve kaydın amacı hukuki değerlendirmede önem taşıyabilir. Özellikle ani gelişen ve tekrar gerçekleşmesi mümkün olmayan olaylarda alınan kayıtların delil niteliği somut olayın şartlarına göre ayrıca incelenmelidir. Bu durum, herkesin her konuşmayı önceden planlayarak ve sınırsız biçimde gizlice kaydedebileceği anlamına gelmez.

Ses veya görüntü kaydının elde edilmesinden sonra sosyal medyada yayımlanması, mesajlaşma uygulamalarından üçüncü kişilere gönderilmesi veya başka şekilde ifşa edilmesi ayrıca ceza sorumluluğuna neden olabilir. Kaydın hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması dahi her durumda içeriğin sınırsız biçimde yayımlanabileceği anlamına gelmez. Kayıtta kişisel veriler veya özel hayata ilişkin bilgiler bulunması halinde başka suçların da gündeme gelmesi mümkündür.

İzinsiz ses veya görüntü kaydı iddialarında kaydın kim tarafından yapıldığı, kaydı yapan kişinin konuşmanın tarafı olup olmadığı, kayıt yapılan ortam, kaydın amacı, içeriğin kimlerle paylaşıldığı ve kaydın nasıl elde edildiğini gösteren dijital veriler birlikte değerlendirilmelidir. Aynı şekilde bir kaydın delil olarak sunulması halinde de yalnızca içeriğine değil, elde edilme yöntemine ve hukuka uygunluğuna bakılması gerekir.